24 Ocak 2008 Perşembe

Schrödinger’in Kedisi

Duvarlarından ne içeriye ne de dışarıya hiçbir fiziksel etkinin geçemeyeceği şekilde mükemmel inşa edilmiş kilitli bir sandık düşünün. Sandığın içinde bir kedi ve ayrıca herhangi bir kuan­tum olayı tarafından çalıştırılmaya hazır bir aygıt bulunduğuna varsayın. Kuantum olayı meydana geldiği anda aygıt içinde si­yanür bulunan küçük bir şişeyi kırar ve kedi ölür. Böyle bir olay meydana gelmezse, kedi yaşayacaktır. Schrödinger'in özgün tarifinde kuantum olayı, bir radyoaktif atomun parçalanmasıydı. Biz bunu biraz değiştireceğiz ve kuantum olayını, bir fotosel bir foton tarafından uyarılması olarak alacağız. Bu foton, önceden belirlenen bir durumdaki ışık kaynağı tarafından üretilmiş ve yarı saydam ayna tarafından yansıtılmış olacak. Aynadaki yansıma, fotonun dalga fonksiyonunu iki kısma ayırır. bunlardan birisi yansıtılırken diğeri aynadan geçer. Yansıtılan fotonun dalga fonksiyonu bir fotoselde odaklanır ve böylece şu anlaşılır; foton, fotoselde kaydediliyorsa aynadan yansıtılmıştır. Bu aşamada siyanür gazı serbest kalır ve kedi ölür. Fotosel kayıt yapmazsa foton, yarı saydam aynadan geçerek arkadaki duvara iletilmiş demektir ve kedi kurtulur.
Bu noktada sözü kuantum fiziğine bırakırsak “tek fotonun yönü belirlenmediği sürece belirtisi iki yönde de görünür. Ama bu belirtiyi biz gözlemleyemeyiz sadece iki yöndeki belirtinin birbirine tavrını sonuç çerçevesinde inceleyebiliriz.” diyecektir. Paylaşması bizden yorumlanması sizden. (şekil Roger Penrose'tan değiştirilerek eklenmiştir)

Hiç yorum yok: