16 Nisan 2008 Çarşamba
Genel görelilik
Bu kuram bulunalı nerdeyse 100 yıl oldu. Ama hala ülkemizde yeterince önemsenmemekte ve ders içeriklerine eklenmemektedir. Ülkemizin ekonomik sıkıntılarından dolayı teknolojiden geri kalmasını anlayabilirim. Ama bilginin bir ağırlığı, hacmi ve maliyeti yoktur. O bulunduğu yerde hiç yer kaplamaz ve sıkıntı oluşturmaz. Genel görelilik kuramı klasik fizikte saklı sönük bir fenerken, Einstein'in hayal gücüyle klasik fiziğin birçok karanlığını aydınlatan bir ışık oldu. Fiziği tümden parçalayarak değil, sadece bazı sınırlardan keserek görelilik kuramın üstünde tekrar bir araya getirdi. Yani siz kesilen sınırlara yaklaşmadıkça klasik fiziği uygulamaya devam edebilirsiniz. Ama kütlenin uzay-zamanı büktüğünü unutmamak şartıyla.Hep bu kuramı zihnimizde canlandıramayacağımızı söyler. Oysa ben Einstein'in bunu yaptığını düşünüyorum. Evet! zihninde bir şekilde parçaları bir araya getirdi ve tam o sırada gerçek olduğu gibi hafızasında canlandı. Gördüğümüz her şey üç boyutludur. Eğer biz hayal gücümüzü gördüklerimizle sınırlarsak tüm dünyanın küçük zihnimize girmesini nasıl anlayabiliriz. Demek istediğim iç dünyamızın dış dünyan çok farklı ve gizemli sırlar taşıdığı. Şimdilik bu kuramın detaylarına girmeyeceğim. Belki zamanla kısa kısa değinerek sizinle paylaşırım. Belirtmek isterim ki bu kuram kuantumun uçuk varsayımlarına oranla tam bir mantık abidesidir. Umarım kısa sürede müfredat konularına eklenir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder